'Seçim barajı kaldırılsın'
10 Mart 2010 Çarşamba 13:43
Siyasi Partiler Yasası'nda yer alan, yüzde 10 seçim barajının antidemokratik olduğunu belirten 13 siyasi parti, demokratik katılım için seçim barajının kaldırılması talebiyle güç birliği yaparak, deklarasyon yayınladı. VVVV
Seçim barajının anti demokratik olduğunu savunan Barış ve Demokrasi Partisi (BDP), Devrimci Sosyalist İşçi Partisi (DSİP), Emek Partisi (EMEP), Emekçi Hareket Partisi (EHP), Güçlü Türkiye Partisi (GTP), Hak ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR), Liberal Demokrat Parti (LDP), Sosyal Demokrat Halk Partisi (SHP), Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP), Sosyalist Parti, Türkiye Birleşik İsçi Partisi (TBİP), Türkiye Hümanist Partisi (THP) ve Yeşiller Partisi (YEŞİLLER) ortak deklarasyon yayınlayarak seçim barajının kaldırılmasını istedi. Taksim Hill Otel'de düzenlenen basın toplantısına BDP PM üyesi Şamil Altan, DSİP Genel Başkanı Doğan Tarkan, EMEP Genel Başkan Yardımcısı Güven Gerçek, EHP Genel Başkan Yardımcısı Serkan Atak, HAK-PAR Genel Başkan Yrdımcısı Azad Sağnıç, LDP Genel Başkan Yardımcısı Feyza Geçmen, SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, Sosyalist Parti Genel Başkan Yardımcısı Kadir Akın, TBİP Genel Başkanı Zeki Kılıçarslan ve Yeşiller Partisi Eşsözcüsü Hüseyin Güngör katıldı.

'Oyların çoğunluğu meclis dışında kalıyor'

Siyasi partiler adına ortak deklarasyonu Yeşiller Eşsözcüsü Hüseyin Güngör, 12 Eylül darbesinin yasakçı, militarist zihniyetin ürünü olan bütün iktidarlar tarafından yüzde 10 barajı ile demokratik temsilin engellendiğini söyledi. Seçim barajının pek çok adaletsizliğe yol açtığını söyleyen Güngör, "Baraj engeline takılan siyasi partilerin aldıkları oylarla çıkarmaları gereken milletvekillikleri barajı aşan partilere dağıtılmakta, bu partiler aldıkları oy oranının çok üzerinde sandalye sayısı elde etmektedirler. Bu sistem nedeniyle örneğin 2002 genel seçimlerinde olduğu gibi halkın oylarının yüzde 46'sı meclis dışında kalan partilerde toplanabilmekte, seçimde birinci olan parti ise oyların yüzde 34'ünü aldığı halde yüzde 66'ya varan bir meclis çoğunluğu elde edebilmektedir" dedi. Seçim barajı ile temsili adalet ilkesinin zedelendiğini dile getiren Güngör siyasi istikrar için barajı savunanları eleştirdi.

'Kısır renksiz ve sessiz bir Meclis oluşuyor'

Güngör, "Tek parti iktidarları, hükümetlerin en çok tartışıldığı, en derin siyasal krizlerin, hukuksuzlukların, hak kayıplarının ve toplumsal gerginliklerin yaşandığı dönemler olmuştur. Bu süreçte kurulan hükümetlerin gerçekte demokratik meşruiyete sahip oldukları söylenemez" diye konuştu. Seçim barajını güçlüden yana tercihe zorlayarak siyasi bir alternatifsizlik yarattığını dile getiren Güngör, bu yolla parti içi demokrasinin de engellenerek lider sultası yaratıldığına dikkat çekti. Dünyada en yüksek barajın yüzde 10 barajı olduğunu söyleyen Güngör, demokratik ve özgür siyasetin imkansız hale geldiğine dikkat çekerek adil temsil için seçim barajının kaldırılmasını ve derhal seçim sisteminin değiştirilmesi çağrısı yaptı. Güngör, "Kısır, renksiz ve halk nezdinde güvenirliği tartışmalı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni, güven duyulan, toplumdaki farklılıkları yansıtan, çok sesli ve çok renkli gerçek bir meclis haline getirelim" diye konuştu.

'Temsilde adalet istiyoruz'

Toplantıda konuşan siyasi parti temsilcileri, Anaysa ve seçimin barajı tartışanlarına ilişkin konuştu. BDP MYK üyesi Şamil Altan, "Seçim barajı Kürtlerin parlamentoya girişini engellemek için konulmuştur. Biz bağımsız adaylarla bu barajı yıktık ama demokrasi ve çoğulculuğun gelişebilmesi için barajın derhal kaldırılması gerekiyor" dedi. EMEP Genel Başkan Yardımcısı Güven Gerçek, "Seçim barajı tamamen kaldırılmalı, işçiler emekçiler ve Kürtlerin temsiliyeti sağlanmalıdır" dedi. EHP Genel Başkan Yardımcısı Serkan Atak, "Hükümet Avrupa'nın baskıcı yönlerini örnek alıp Kürt kurumlarına yönelik operasyonları onaylıyor fakat barajı gibi noktalarda Avrupa'nın olumlu yönünü örnek almamaktadır. Hükümet samimi değildir" diye konuştu. LDP Genel Başkan Yardımcısı Feyza Gençmen, "Temsilde adaletin olamadığı yerde demokrasiden söz etmek mümkün değildir. Yapılacak anayasa değişikliğinin kurucu meclis tarzıyla yapılması gerekir" dedi.

'Toplumun içinde olmadığı bir anayasa kabul edilemez'

SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, "Bütün toplumsal gelişimin önündeki engel 12 Eylül anayasasıdır. Öncelikli olarak TMY'nin acilen kaldırılıp seçim barajıyla ilgili de düzenlemelerin yapılması gerekmektedir" derken, HAKPAR Genel Başkan Yardımcısı Azad Sağınç, "Kitlelerin halkın akademik çevrelerin ve Kürtlerin içinde bulunmadığı hiçbir anayasa değişikliği kabul edilmez" şeklinde konuştu. Sosyalist Parti Genel Başkan Yardımcısı Kadir Alan, "Hiç bir şekilde bir barajın olamadığı bir seçim sistemi ve herkesin gücü oranında temsil hakkını bulunmasını sağlayacak bir siyasi partiler yasası düzenlenmelidir" dedi. TBİP Genel Başkanı Zeki Kılıçarslan, "Türk ve Kürt halkının birlikte yaşayabileceği bir ülke için mutlak bir anayasa değişikliği yapılmalı ve bunun içinde bir kurucu meclis hareketi oluşturulmalıdır" dedi. YEŞİLLER Partisi Eşsözcüsü Hüseyin Güngör, "Siyasi partiler yasası öncelikli değiştirilmesi gereken bir yasadır. Mali yardımlar konusu8ı da çok ciddi bir sorundur. Partiler aldıkları oy oranında maddi kaynaklardan yararlanabilmeliler" şeklinde konuştu.  / Diha

Yazarlar
Rıdvan Turun
Oktay Ünsal
Agit Kh.Zaher
Sibel Doğan
Videolarımız
Burcunuzu Okuyun
Gazete Başlıkları
Anket
Kürt Açılımını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?
Olumlu
Olumsuz
Fikrim Yok
Geç Kalındı
Mail Listesi