Sinan Öztürk
Memleketim "Perver" Keklik...
16 Mart 2010 Salı 09:46

Ulus devletlerin peyda oluş sürecini kaçıran halkların varoluş mücadeleleri farklı coğrafyalarda, farklı zaman dilimlerinde devam etti. Uzun zamandır da devam edenler var. Birleşmiş Milletler'in oluşmasının ardından ortaya çıkacak devletlerin kabulünün, kendilerinden önce oluşan devletlerin tanımasına bırakılması bu devletsiz halkları diplomatik pazarlıkların malzemesi yaptı.

Bu halklar, denetiminde ya da açık işgalinde oldukları ulus devletlerin üzerlerinde oynadıkları tüm yok etme, kişilisizleştirme çabalarının açık hedefi haline geldiler. Fransız işgalindeki Cezayir zorla laikleştirmekle kalmadı, ana dilinin yerine sömürgecinin dilini öğrenmekle cezalandırıldı. Hala Cezayir nüfusunun kahır çoğunluğunun ismi Fransızca. Fransa'nın Cezayir Halkı' na uyguladığı işkenceler tarihin yüz karalarındandır. Cezayir Halkı'nın boyun eğmez direnişi ise insanlık onurunun diriliş destanlarından. 

Egemen, iktidarını ezilenlerin en ücra noktalarına kadar yaymak için onların içinden iş birlikçiler yaratır. Nazi ölüm kamplarında, Yahudiler'den seçmişti değnekçileri Alman Faşistler'i. Fransızlar'ın emrinde işkencecilik de yaptı, jurnalcilik de satılmış Cezayirliler. Halkların varoluş süreçleri çetin oluyor. Ait olunan halkın onuru ile sömürgecinin doyuracağı açlığın arasında sıkışabiliyor insanlar. Açlık zaman zaman çürümüş ruhları da yiyebiliyor, unutuluyor o zaman onur. Tarih halkının onuruna sahip çıkanları yazdı, alçakları anmadı. Bu yüzden onları isim isim bilmiyor, kirlenmiş ruhlarını tarif ediyoruz. 

Egemenler, ihaneti salt istihbarat elde etmek için yaygınlaştırmak istemezler. Satın aldığı kirli ruhlarla direnenlere uğrunda mücadele ettikleri halklarının satın alınabildiğini göstererek toplumsal morali çökertmek isterler. Kuzey İrlanda'da işgalci İngiliz Ordusu ile iş birliği yapan İrlandalılar'ın ücretinin sembolik adı, "bir çorba parası"dır. Bu bir halkı, kendi halkını satmanın ücretinin adıdır. Bu yüzden İrlanda'da ajanların adı "Çorbacı"dır.

Kürtler de bu konuda sicili hayli kabarık bir halktır. Dört ayrı ulus devletin arasında pay edilen coğrafyanın halkı eşi menendi az görülür bir asimilasyona tabi tutulmuş çarığı çürüğü bu süreçte yerlere saçılmıştır.  

İktidara sığınıp mazluma sırtını dönen, onun arasına fitne, fesatla ihaneti sokanı Beko ile tarif eder Kürtler. İnsanın Bekolaşmışı makbul değildir. Keklik de muteber değildir Kürtler'de, kendi soyunun haini olduğu için. Oysa ne acıdır kekliğin durumu, insanın eline düşmüş, kafese kapatılmıştır, feryat figanına gelen diğer kekliklerin ölüm tuzağı olduğu için sevmezler. İhanetin kucağına düşen bir keklik de olsa sevmez Kürtler. Haini çok olan ihanetten nefret eder. 

Zalimin, ağzı olmuştur keklik artık, susmasını bilmemiştir. Güzel sesini zalimin hizmetine sunmuştur. Kendi soyunun katline tuzak olmuştur o ses. Kürtler kekliği sevmezler. 

Geçenlerde Şivan Perver'i, AKP'li Kültür Bakanı Ertuğrul Günay'la, Türk ırkçılarının dillerine pelesenk, cumhuriyet adıyla, sivil faşist kıtaların katılımıyla yapılan mitinglerin vazgeçilmezi "Memleketim" şarkısını söylerken görünce aklıma geldi bütün bunlar. "Bütün alem kurban benim yurduma" diyecek kadar ırkçı hezeyanların ürünü şarkı 12 Mart askeri cuntasına karşı halk muhalefetinin eleştirilerini dile getirdiği ezgilere karşı 1972'de askerin emriyle yaptırılıyor. Ancak hiçbir etki yaratmamış o dönem, insanlık düşmanı bu çaba. Gelin görün ki zaman içerisinde devlet eliyle yükseltilen Türk ırkçılığının sembolleri arasında yerini almış.

"Perver" kalabalık bir grubun içinde, tanımayanların ilk bakışta rahatlıkla bir Arap'a benzetebilecekleri kıvamdaki çehresi ile, Türk ırkçılığının Avrupa çıkartmalarından birindeki yerini almış. Günay'ın ağzı kulaklarında beli ki bir şeyi başarmanın engellenemeyen coşkusu taşıyor içinden. Yüzlerce yıllık devşirmecilik geleneğinin belki de son halkasını temsil etmenin yılışık "coşkusu" bu. 

"Perver"in yüzüne bakarken, insanın eline düşmüş, düşürülmüş kafesin içindeki keklik düşüyor aklıma. Çaresiz, kafese kapatılmış, belki de bu yüzden canhıraş bağırıyor, avaz ediyor ama ne yapsın kahrolası sesi güzel. Keklikler tüm gürültülerin arasında ayırd edip ona doğru kanat açıyor. Soyuna ihanetin kapısını aralıyor kekliğe sesinin güzelliği. O kafesin içinde olmasa belki de asla düşmeyecek bu ihanete. İsteyerek girmedi ya o kafese, ya yaralandı sağaltılıp kondu kafese ya da daha beteri ana yuvasından alınıp iğdiş edildi ruhu, ihanet aşılandı kanına. 

Ama yine de hiç insanın elinden yem yemedi. Kursağına o acı lokmayı sokmadı. Kafesin içinden her ötüşünde içine akıttı ağularını. 

O asla isteyerek ihanet etmedi. Hiç pazarlık etmedi insanla, iki darı, bir buğday için. O insanla aynı şarkıyı da hiç söylemedi. Kendi şarkısının kurbanı oldu. Buna rağmen haine çıktı adı. Sesiyle kendi soyunun insanın tuzağına düşmesine sebep olduğu için.

"Perver"i görünce düşündüm bütün bunları. Sahnede, "Bütün alem kurban benim yurduma" diyor, Türk ırkçılığının nakaratını söylüyordu çoşkuyla. Gülüyordu bir yandan da. O'nun yüzünde de bir afferim kazanmanın arsız pişkinliği vardı. Rahatlamış gibiydi. Perwer olan adını "Perver" yapmak rahatlatmış olmalıydı, yasak harften kurtulmuştu. Egemen basında koca puntolarla, "Şivan Perver"di artık. Yasaktan arınmış adıyla AKP'nin "Nevruzlarına"da hazırdı. O'nun sesiyle çağıracaklar Kürtler'i, resmi "Nevruz" alanlarına bu gidişle. İşini iyi yapacağının enerjisiyle almıştı Ertuğrul Günay'ın yakınındaki yerini sahnede. 

Keklikler geldi aklıma...

Bu yazı toplam 1662 defa okunmuştur
Bu yazıya toplam (4) yorum eklenmiştir.
mıdyadi
30 Mart 2010 Salı 00:14
hayırlı olsun
şıvanın asıl adı ismail aygün dür. kürt halkı onu şıvan perwer yaptı.açıkçası ben şıvanın böyle basit bir kişilik olduğunu tahmin ...
gölge
19 Mart 2010 Cuma 10:57
belki
Şıvan Perwer,belki dediğiniz gibi o kirli politikanın içine sürülmeye çalışıldı ve belkide başarıldı.onu oraya sürüklemek isteyenl...
Yüksekovalıya cevap
18 Mart 2010 Perşembe 21:37
Olduuu
Yüksekovalı olaya sadece bir yönden bakmayalım Şıwan ın son süreçte akp ile yaptığı flörtü hepimiz çok iyi görüyoruz kuusra bakma ...
Yazarlar
Rıdvan Turun
Oktay Ünsal
Agit Kh.Zaher
Sibel Doğan
Videolarımız
Burcunuzu Okuyun
Gazete Başlıkları
Anket
Kürt Açılımını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?
Olumlu
Olumsuz
Fikrim Yok
Geç Kalındı
Mail Listesi